30 Mart 2013 Cumartesi

Golden Rose - Fantastic

Bugün için Cascanlı Capcanlı bir renk tercih ettim :)
Güneşli cıvıl cıvıl bir cumartesi sabahına uyandık bugün.
Herkese mutlu haftasonları diliyorum.

*-*


28 Mart 2013 Perşembe

Mat Oje Deneyimi

Mat oje deneyimini sonunda yaşadım. Ne zamandır aklımdaydı. Alayım alayım diyordum ama hep unutuyordum. Sonunda tek amaç mat oje almak şartlamasıyla kendimi attım kozmetik dükkanına :) Renkler arasında bir tane seçim yapmama gerekiyordu. Çünkü eğer memnun kalmazsam diğer renklerde elimde patlayacaktı. Bende tercihimi bordodan yana kullandım. 

İlk sürdüm. Bir baktım parıl parıl parlıyor. "Way üçkağıtçılar. Kandırdılar. Bune yaa böyle parıl parıl parlayan mat ojemi olur"diye söylenmeye başladım ki... Saniyeler içinde kuruyunca, söyle söyleyeyim ikinci tırnağıma sürerken bir önceki şıp diye kurudu. Bir baktım, parlaklık gitmiş yerine mat oje gelmiş. "Way arkadaş adamlar yapıyor" dedim hahaha :) 

Ben ne renk olursa olsun daha sağlam olur diye düşündüğümden her ojeyi iki kat sürerim. Bunu da iki kat sürdüm ama aslında tek sürüşte cuk diye renk oturuyor. Matlığını iki - üç gün koruyor. Ben üçüncü gün sildim. Silerken biraz zorluyor. Malum ben iki kat sürdüğüm için.. ama tek kat sürülse daha kolay çıkar eminim. 
Memnun kaldığım için diğer renklerini de gönül rahatlığı ile alabilirim. Artık. Kullanmak isteyenlere de öneririm. Kullanmak isteyenlere diyorum çünkü bazıları mat ojeyi beğenmiyor ve tırnakları takma tırnak gibi gösterdiğini söylüyor. Tercih meselesi tabikisi.. Ama ben ilk olarak siyahını alacağım ve parlak siyah ile mat siyah kullanılarak yapılan french var ya.. Hıhh işte ondan yapacağım :)) Sizinlede paylaşırım yapınca ;) Hadi sevgiler, saygılar, kokulu öpücükler benden size gelsin.


22 Mart 2013 Cuma

Kına Gecesi Davetiyesi

İki hafta sonra çok sevdiğim bir arkadaşımın düğünü var. Tabikisi bir gün öncede kınası... Bende sürpriz olarak bu kına davetiyesini tasarladım. Davetiyedeki prenses arkadaşım oluyor :) En azından temsili olarak onu çizmeye çalıştım. Gittim bastırdım. Hepsini tek tek zarflara yerleştirip hediye olarak arkadaşıma verdim. İnanılmaz derecede mutlu oldu. Zaten düğün davetiyesine kınayı yazmamışlar. Sonradan da kına gecesi için özel mekan ayarlayınca davetlileri ağızdan çağıracaklarmış. Bende bu ayrıntıyı bilmediğim halde böyle bir sürprizle gidince tam oldu. Bakalım hayırlısıyla kına ve düğün etkinliklerinden sizleri haberdar ederim. "Mutluluklar paylaşıldıkça artar" diye boşuna söylememişler ;)

Banner Tasarımlarım - 3 -

Bu banner tasarımı ise gerçekten tanıdığım bir arkadaşımın blog açmak için duyduğu isteğe kayıtsız kalamadım ve kendisi için bir blog açma hazırlığına girdik. Öncelikle isim arayışını netleştirdik ve "Miss Bass Wonderland" koyduk. Sonrada onu tanıdığım kadarıyla nasıl bir bloga sahip olmak istediği biliyordum. Sonuç olarak da bu pammuk şekeri tasarımı onun için yaptım. Kendisi aramıza yeni katılan bir blog yazarıdır arkadaşlar. Takip etmek, desteklemek ve yazması konusunda yüreklendirmek isterseniz --> tık tık

Banner Tasarımlarım - 2 -

bu banner tasarımı sayesinde tanıştığım ve çok sevdiğim 
blog yazarı arkadaşım için yapmış olduğum tasarım...

Banner Tasarımlarım - 1 -

blogunun güzel sahibesi Hamide için yapmış olduğum banner tasarımı...

13 Mart 2013 Çarşamba

Rahatsızlar Kulübü Mim Demiş :)


Yepisyeni blog arkadaşlarımdan olan "Rahatsızlar Kulübü"nün güzel yazarı beni oldukça özel sorular içeren bir mim ile mimlemiş :) Evet cesaretimi topladım soruları itinayla cevaplamaya başlıyorum. Ve son - ki - üç - dört...


1- En son kime yalan söyledin?  Neden?
Vallahi en son deyince bir düşündüm ve yüzümde bir gülümseme ile kendimle övündüm. Çünkü inan olsun hatırlamıyorum :) Allahım ben ne dürüst bir insanmışım ki diye övünecekken eşime söylediğim yalan aklıma geldi. Şöyle ki, daha önce eşimin ne kadar yemek seçtiğinden bahsettiğim bi yazı yazmıştım. Tavuk suyu katılan hiç bir yemeği kesinlikle yemez. Bende bayılırım. Hele ki tavuk suyuna çorba.. Hımm enfes bir lezzet. Bende en son aldım tavukları bir güzel haşladım. Suyuna da çorbayı pişirdim. Tavuklarıda ızgarada kızarttım. Yanınada pilav. Çorbayı önden vermedim. Sadece boş boş çorbayı tadarsa şıp diye anlar ve hayatta içmez çünkü. Bende önden tavuk pilavı verdim. Onun çorbasına da bol limon sıktım. Kızarmış tavuğu yemeğe başladıktan sonra anca pişti diye çorbayı getirdim. Zaten tavuk yediği için çorbanın da tavuk suyundan yapıldığını anlamadı. Hahahah evet itiraf ediyorum -yalan- söyledim. Ama kötü bir amaçla asla...

2- Biz okumuyoruz farz et ve kendine bir itirafta bulun.
İşte bu çok acımasız bir soru oldu benim için. Tamam şimdi kafalarınızı çevirin. Okumadığınıza emin olursam daha rahat yazarım. Kendime itiraf ediyorum ki, geceleri "her sabah saati 45 dk erkene kurup alarm çalar çalmaz kalkıp spor yapacağımı umarak" yatağa yatıyorum. Lanet olsun ki çalan alarmı erteleye erteleye evden çıkmaya son 20 dk kala kalkıyorum yataktan. Sonrada yarın mutlaka yapacağım diye kendimi teselli ediyorum. Bu durum bir gün değil iki gün değil neredeyse bir yıldır böyle ve ben sabah tatlı uykumdan vazgeçemediğim için yanlardaki simitler aldı başını yürüdü. Pantalon giyince resmen yanlardan fırtlıyor yahu. Artık bunun başarmam lazım!!!

3- Şuan istediğin işimi yapıyorsun?
Bunu bir önceki Vol1 - Vol2 - Vol3 başlıkları altında ayrıntılı bir şekilde açıklamıştım. Ama özetle başkoyduğum bir tek iş vardı. O işte Yönetmenlikti. Fakat hayatın neler getireceği hiç belli olmuyor ve ben hayatın sunduklarından yola çıkarak hayatıma bir yön verdim. Sonuç olarak "Görsel Tasarımcı / Grafiker" oldum. İnanılmaz derecede memnunum. Bu anın yanı sıra mesleğimle bağdaşan geleceğe dair çok güzel planlarım var. İşallah olur ;)

4- Mutlu musun?
Aslında oturup düşündüğüm zaman Allaha binlerce kere şükürler olsun ki herşey yolunda. Sevdiğim bir meslek üzerine yoğunlaştım ve başardım. Şuan kendi parasını kazanan, kendi ayakları üstünde duran, güçlü bir kadınım. Ruh eşimi buldum ve evlendim. Ailelerimiz yanımızda, hep destek tam destek :) Ama işte İnsanoğlu nankördür derler ya.. Bazen her insan gibi elimdekilerin değerini unutup sahip olduklarımla mutlu olmaktansa, akıp giden zamana, hayatın rutinine kendimi kaptırıyor ve daha fazla daha fazla isteklerde buluyorum. Oysa ki, isteklerin bir sınırı yoktur. Çıtayı alçaltıp hayatın getirdiği her küçük ayrıntıyla mutlu olabiliriz. Bunu hayat felsefesi yapmak lazım ;)

5- Keşke...?
Ayy "keşkelerden" çok "iyikilerimiz" olsun a dostlar :)) Ama bende insanım yaa dünya gözüyle değişik bir kaç ülke görme şansım olsa keşke :)


6- Sence ideal eş nasıl olmalı? 
Ben eşimle evlendikten sonra kesin kanaat getirdim ki, ideal eşi ilk gördüğünüz anda kalbinizin tam orta yerinde hissediyorsunuz. Gerçekten söylüyorum çünkü benim aynen öyle oldu. Bana hep söylerlerdi, evlenceğin insanı gördüğün an hissediyorsun diye.. Amaenn nee diyip gülüyorken dann diye başıma geldi. Tabi ki, evcimen, sadık, sevgi dolu, anlayışlı.. gibi fix özellikler olmazsa olmaz.

7- Nerede yaşıyorsun ve ömrünü nerede geçirmek istiyorsun?
İzmir'e 2 aylık kundakta bir bebekken gelmişim. Sonra bir tek üniversite okumak için şehir dışına 4 sene kaldım. Kesinlikle İzmir'e alışan bir insan başka şehirde hayatına devam etmek istemez. Mecburiyetlerden ötürü başka şehre giden insanda ise hep bir özlem ateşi olur ;)

8- Korkuların nelerdir?
Annemin vefatından sonra, sevdiğim insanları kaybetmekten çok korkar oldum. Bu yüzden sevdiklerime asla küsemem. Ne zaman birine küssem yada ne zaman birini kırsam akşam yattığımda "Allahım ya yarın bişey olurda bir daha onu göremezsem" diye telaşa kapılıp gerekirse gecenin kaçı olursa olsun kalkar ararım, msj atarım. 

9- Seni en çok ne mutlu eder?
Bu sorunun cevabını sıralamak istersem kesinlikle ucu bucağı olmaz kiii :) Ama örnek olarak, yaptığım tasarımların basılıp geldiğinde, onların kullanıldığını gördüğümde inanılmaz mutlu oluyorum. Tabiki eşimle geçirdiğim her dakika ömrü hayatıma bir mutluluk sebebi. Alışveriş, yemek yemek.. uzarr gider. Dediğim gibi önemli olan beklentileri küçük tutup elde ettiklerinle mutlu olmak. 

10- Hayatında en çok utandığın an...?
Arkadaşıma gayet lakayit bir şekilde yazdığım lüzumsuz maili yanlışlıkla çok önemli bir kadına göndermiştim. Çünkü isimleri aynıydı. Mail listesinden bakmadan adı görür görmek ok diyip maili gönderdim. Sonrası malum.. özürler,açıklamalar... Ama mailin içeriği okadar abzürttü ki kadın kesin benim ne kadar boş beleş bi insan olduğumu düşünmüştür yaa lanet gelsin tüü

11- Kendinde hiç sevmediğin özellik nedir?

Tek bir tane sanırım. Oda ömre bedel olacak kötü bir özellik. Sinir eşiğim yüzeye çok yakın biryerde patlamaya hazır volkanik bir dağ gibi. İnanıl derecede bir anda sinirlenip esip gürleyebiliyorum. Sinirlendiğimde ise gözüm hiç bir şeyi görmüyor. Fakat 8. Soruda açıkladığım sebepten dolayı çok çabukta pişman oluyor. Bu kötü nefret ettiğim özelliği bir türlü değiştiremiyorum. 

Ohh bee :) bütün sorulara cevap verebildim. Aslında bu mim birbirimiz daha iyi tanımamızı sağlıyor vallahi sevdim bunu. Teşekkür ederim RahatsızlarKulübü şekerim bebeğim ;)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...